Perşembe, Kasım 23

Düşün Düşü

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

DÜŞÜN DÜŞÜ

Sadece zaman değişiyor diyoruz ya hep tam da bu yüzden kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz hiçbir zaman savaşmak istemediğimiz , her defasında umursamadan geçiştirdiğimiz tüm hisselerimiz için kalbimle düşlerimin buluştuğu yerden hikayece şeyler çıkıyor işte , hikayeden ama gerçek ! yaşadık ama inanmak istemedik . gerçekten yaşlandık ama yaşamadık , ruhumuzda ki salıncaklarda asılı kaldı çocukluğumuz …
Belki de aşklar gezegeninde kaldı ilk öpücüklü kalp atışları , ayrılıklar , unutulamayanlar , nefret edilenler , gözyaşları …

Peki nerede bu aşklar gezegeni? Nasıl kalmıyor arkamızda geçmiş zaman içinde bizi oyalayan bunca şey? Farkına varabiliyor muyuz? Sevebiliyor muyuz bizi aldatan 24 saatleri
Okul oyunlarını mesela babamızın bize aldığı ilk bisikleti ya da almadığı o günü
Deniz kenarında oturup elimizde bir kutu soğuk içecek ile öylesine geçip gidiyor mu sanki saçları? giderken söylüyor mu hiç bekleme gelemem bir daha diye? İzin istiyor mu bizden hayatımızdan çıkmak için ayrılığı çok seven insanlar …

Saçları kalıyor rüzgarlarla çiçekler baharda açtığı zaman sanki o kokuyor dünya hiç görmediğimiz dünyanın en uzak şehri bile onu hatırlatıyor. Gitsin bitsin istiyoruz ya yıllar geçtikçe daha da içimizde büyüyor etrafımızda değişiyor bütün renkler fakat bir onun teninin rengi değişmiyor, dinlediğimiz şarkıların alayında o var ve taarruz ediyor sanki silahlanmış mektuplarla, bir gün olsun veda edemiyor utanmadan hoşça kal bile demeden gidiyor,
Yağmur yağıyor kar yağıyor fırtınalar kopuyor böyle…
mevsimler değiştikçe sanki kıyafetleri değişiyor ama hala aklımızda ilk gün giydiği elbiseyle geziyor aşklar gezegenimizde bence bugün gayet içmesel bir gece, gece daha çok oluyor o gittiğinden beri gündüzlerden. Sen nereden ben nereye?

dusun-dusu

Düşün düşü

Durmuyor düşlerimin yağmuru fakat denizin ardında çok güzel bir güneş dönüyordu güney kutbunda asılı duran saçlarına.

Ölüm mü acaba bu? Taksi tutsak gidebilir miyiz düne? Susmak zorunda kalmak veda edememek her zaman ki gibi… of ben insan olmak kadar zor bir şey görmedim!

Bazen durup gökyüzüne uzanıyorum ya hüzünlü yüzünü görüyorum ya da parıldayan saçlarını.
Her gün gidenler her gün gelenler her akşam sönen yarının sabahında bıkmadan yine gelen güneş, herkese selam olsun ve her akşam kadehine,
Hayat görmek istediğimiz kadar ise yaşadıklarımız nedir?

Denizlerde ki balonları getir bana sayalım ve artarda bırakalım uzayın derin karanlıklarına deniz fenerlerini de yanımızda mı götürelim?

Ya da Yük gemilerine koyup götürelim prangalarla kaplı acı defterlerimizi…

Burada yazılı şeyleri okumak için bir edebiyat ölçüsü aramayınız çünkü yok ve olmayacak, anlatmak isteklerim aklıma ilk gelenler değil sevinmeyin, okumaya devam edin her hafta hikayenin asıl sayları ile tanışacak sürükleyici bir öykünün içinde kendinize ait bir kitap olacaksınız, kelimeleri anlamlandırmak için sarhoş olmaya da gerek yok, tavsiye edebileceğim en sevdiğiniz içeceklerinizi yanınızda bulundurun ve kelebeklerin ömrü kısa onlara votka verin,

Ağlayabilirsiniz çekinmeyin kendinizden korkmayın ellerinizin titremesinden beyninizin aşkınıza göçünden kendinizi mahrum etmeyin, yüzleşmek istemediğiniz bütün doğruları bu hikayelerde bulabileceksiniz o yüzden sakın kaçmayın!

Hadi bakalım şimdilik hoşça kalın

TURAN CAN
Parçalanmış bir hayatın hikaye anlatıcısı

Share.

Leave A Reply